Şehrin borcu, belediyenin borcundan büyük
Bir belediyenin tek başına borcuna bakmak, o şehrin borcunu görmeye yetmiyor. Su, kanalizasyon ve ulaşım idareleri ayrı tüzel kişiliklerdir; ayrı denetlenir, borçları belediyenin tablosunda görünmez. 2024 verisinde 30 büyükşehrin rakamlarını yan yana koyduğumuzda dört şey öne çıkıyor.
1. Borcun dörtte biri belediyenin dışında
Otuz büyükşehir belediyesinin kendi borcu 2024 sonunda toplam 351 milyar TL. Bu şehirlerin su ve ulaşım idarelerinin borcu eklenince tablo 480 milyar TL'ye çıkıyor — aradaki 129 milyar TL, yani şehir borcunun %27 kadarı, belediyenin kendi bilançosunda hiç görünmeyen bağlı idare borcu.
Bu pay şehirden şehre çok değişiyor. 8 şehirde şehrin borcunun yarısından fazlası bağlı idarelerde toplanmış. Örneğin Muğla'da şehir borcunun %95 kadarı, Tekirdağ'da %91 kadarı su-ulaşım idarelerinden geliyor. Bursa gibi bir şehirde belediyenin kendi borcu 8,1 milyar TL iken, su ve ulaşım idareleriyle birlikte şehrin borcu 19 milyar TL. Yalnız belediyeye bakan biri, şehrin borcunun büyük bölümünü gözden kaçırır.
İstanbul ölçeği büyüttüğünden alttaki çubuklar kısadır; her çubuktaki turuncu pay (bağlı idare borcu) yine de okunur. Bursa’da borcun çoğu bağlı idarelerdedir.
Bu yüzden Bütçe Atlası'nda kişi başına borç ve "toplam borç" kartı, belediye ile bağlı idareleri birlikte (konsolide) gösterir. Gelir ve gider ise konsolide edilmez: belediye bağlı idareye para aktarır, bu para iki tabloda birden görünür ve çift sayıma yol açar.
2. En büyük borç ile en ağır borç aynı şey değil
Mutlak büyüklükte tablo beklenen gibi: İstanbul, 221 milyar TL konsolide borçla açık ara önde — zaten nüfusu da en büyük. Ama borcu o şehirde yaşayan kişi sayısına bölünce sıralama değişiyor.
Kişi başına en yüksek konsolide borç İstanbul'da: 14.060 TL. Hemen ardından Malatya geliyor: 13.719 TL — nüfusu İstanbul'dan kat kat küçük olmasına rağmen kişi başına borç neredeyse aynı. Ölçeğin diğer ucunda Diyarbakır var: kişi başına 1.291 TL. Aynı "büyükşehir" başlığı altında, kişi başına borç on kattan fazla farklılaşabiliyor.
Bir rakamın büyük olması, kişi başına da ağır olduğu anlamına gelmez; küçük bir şehrin görece küçük borcu, az nüfusa bölününce kişi başına çok daha yüksek çıkabilir. Atlas her iki rakamı da yan yana verir.
3. Borcun üçte biri bankaya değil, faturaya
"Belediye borcu" denince akla kredi gelir, ama borcun tamamı bankaya değil. Otuz şehrin toplam borcunun %67 kadarı mali borç (banka kredileri, tahvil/bono, dış krediler); geri kalan %32 kadarı ise ticari borç — yani mal ve hizmet alınan firmalara henüz ödenmemiş faturalar (bütçe emanetleri, satıcılar). Vadesi geçmiş ya da yapılandırılmış vergi-SGK borçları ise toplamın yüzde birinden azını oluşturuyor.
Bu ayrım önemli, çünkü ikisi farklı şeyler anlatır: mali borç planlı bir finansmandır, faiziyle ve vadesiyle bellidir; ticari borcun yüksekliği ise nakit akışının ne kadar gergin olduğuna dair bir işaret olabilir. Atlas her şehir sayfasında borcu bu üç türe ayırır.
4. Bazı şehirlerde borç, bir yıllık gelirin tamamına yakın
Borcun büyüklüğünü anlamlandırmanın bir yolu da onu şehrin yıllık geliriyle karşılaştırmaktır. Malatya'da belediyenin kendi borcunun bir yıllık gelirine oranı %113 — yani yıllık gelirin tamamından fazla. İstanbul (%106) ve Balıkesir (%94) onu izliyor. Bu oran büyüklükten bağımsız bir ölçüdür: küçük bütçeli bir şehir de, büyük bütçeli bir şehir de aynı cetvelle ölçülür.
(Bu oran yalnız belediyenin kendi borcu ve kendi geliriyle hesaplanır; bağlı idareler hariçtir. Gelir konsolide edilemediğinden — çift sayım riski — oran tarafında elmayla elmayı karşılaştırmak için yalnız belediye alınır.)
Rakamların tamamı, kaynağıyla
Bu yazıdaki her rakam 2024 yılına aittir ve T.C. Sayıştay Başkanlığı'nın belediye ve bağlı idare denetim raporlarından otomatik çıkarılmıştır; her şehir sayfasında ilgili rakamın yanındaki "Sayıştay raporu" linkinden birebir doğrulanabilir. Şehirleri tek tek görmek için dizine, tanımlar ve yöntem için metodolojiye bakabilirsiniz.
Bütçe Atlası yorum, sıralama puanı ya da başarı/başarısızlık etiketi üretmez. Bu yazı da bir değerlendirme değil; verinin kendi gösterdiği yapısal örüntüleri, bağlamıyla aktarır.